Mehmet Ali Alobora'nın twiti reklam sloganı olursa...
açıkhava etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
açıkhava etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Salı, Temmuz 30, 2013
Pazartesi, Mayıs 13, 2013
Sen bu uzaylılardan ne çektin be Diyarbakır...
Salı, Eylül 04, 2012
Cuma, Haziran 08, 2012
Salı, Şubat 21, 2012
Pazar, Aralık 25, 2011
Hyundai: İnteraktif yarış
Hyundai, New York Times meydanında İphone kullanıcıları için interaktif bir yarış oyunu deneyimi hazırlamış. Enteresan olan, bu deneyimi yaşayanlar arasında orta yaş ve üzeri insanların da olması. Mobil pazarlama adına Amerika'da çok güzel örnekler görüyoruz. Ülkemizde yaygınlaşması baya bir zaman alacak sanırım. Çünkü ülkemizde bu teknolojiyle üretilmiş işlerin kullanılabilmesi için; iPhone sahibi olmanın, hava atmaktan öteye geçmesi gerekiyor.
Ajans: Momentum, Amerika
Cumartesi, Aralık 24, 2011
Fox Crime: Gerilla, Uzuv
Fox Crime kanalında yayınlanan dizinin yeni sezonu için hazırlanan güzel bir açıkhava uygulaması. Kopan uzuvlar ile web sitesine yönlendirme yapılıyor. Ayrıca yeni bir iPphone 4s kazanma şası sunularak ilgi arttırılmış. Zombi dünyasından doğru bir esinlenme olmuş.
Ajans: Frank, Oslo, Norveç
Çarşamba, Aralık 14, 2011
Salı, Aralık 06, 2011
Mc: Dünyanın en iyi patates kızartması
Mc Donalds'ın Chicago semalarında yükselen açıkhava çalışması. "Dünyanın En İyi Kızartması" Çalışma, 3 km çapında her yerden görülebiliyormuş. Özellikle etrafındaki iş kulelerindeki çalışanlar için fazlasıyla iştah kabartıcı oluduğunu söyleyebilirim.
Cuma, Aralık 02, 2011
Nokia Lumia 800 4D Projeksiyon
Nokia'nın 28 Kasım tarihinde Windows tabanlı yeni modeli Lumia 800 için hazırladığı gösteri. 4D teknolojisi kullanılan gösteri, Londra'daki Millbank Kulesi'ne yansıtılarak yapılmış.
Gösteriyi izleyenlerden ne kadarı bu anı iPhone ile kaydetmiştir acaba?
Cuma, Nisan 20, 2007
Açıkhavanın Sosyal Sorumluluğu
Bildiğiniz üzere, geçtiğimiz günlerde çok üzücü bir kaza haberi aldık. Konya-Aksaray kara yolunda gerçekleşen ve 33 kişinin hayatını kaybettiği, onlarcasının da yaralandığı kaza haberi hepimizi derinden yaraladı. Onlarca çocuğumuzun geleceğini alan bu kaza sonrasında yapılan açıklamalar ve taziyelerin ardı arkası kesilmedi. Umarım hayata değer vermeyi öğreniriz de bir daha böyle acılar yaşamayız.
Pazartesi, Şubat 05, 2007
Kişiye Özel Mesaj Üreten Outdoor

Mini, Amerika'da etkileyici bir açıkhava kampanyası başlatmış. Yapılan outdoor çalışması, Mini kullanıcılarının anahtarlarındaki özel bir sinyali algılıyor ve kullanıcının kimlik bilgilerine uygun özel mesajlar yazıyor. Örneğin Avukat Mary için "Mary, adaletin hızında seyrediyor" ya da "Merhaba Kate, bugün senin için güzel bir gün" gibi. Bu uyulamayla Mini'nin sıkı bir CRM çalışması yaptığı da ortaya çıkmış oldu. Mesajların kişiye özel oluşu Mini kullanıcılarındaki marka bağımlılığını daha da arttıracak gibi görünüyor.
Perşembe, Ocak 11, 2007
Pazar, Aralık 17, 2006
PEDESTRIAN COUNCIL OF AUSTRALIA

"Alkollü araba kullanmak burada son buluyor."
Saatchi & Saatchi Sidney tarafından Avusturalya Yaya Konseyi için yapılan açıkhava çalışması. Siteye girdiğinizde anasayfanın sağ tarafında yukarıdan aşağıya doğru sıralanmış görüntüleri izlemeyi unutmayın.
Kaynak:cerebrocriativo
Pazartesi, Ağustos 28, 2006
Dersimize Hoşgeldiniz.

Her reklâm bir brieftir. Eğer reklâmcı gözlüğünüz varsa, yapılan işe bakarak ne amaçlandığını, hedefin ne olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Amacı çözdükten sonra da vaadin doğru olup olmadığı konusunda öngörülerde bulunabilirsiniz. Önümüzde güzel bir örnek var. ‘Selçuklu Belediyesi ve Yanındakiler’
Deprem öldürmez, dayanıksız bina öldürür.
Deprem öldürmez, çürük bina öldürür.
Deprem öldürmez, insan öldürür.
Bu söylemleri Marmara depreminden sonra sıkça duymaya başlamıştık. Selçuklu Belediyesi billboardlarında yer verdiği inşaat firmalarıyla birlikte yukarıdaki metinleri biraz revize ederek bir şeyler söylemiş. Amaç; insanları kaliteli ve sağlam yapılar inşa etmeleri konusunda bilinçlendirmek. Ya da kaliteli yapıları bizler yaparız, bize gelin biz yapalım. Kaliteli olsun; ölmeyin, gülün. Mesaj bu. Ne o inşaat firmaları için rekabetçi ne de hedef kitle için ikna edici. Sosyal sorumluluk kokan bir iş. Ancak gelin görün ki bu güzel amaca uymayan çok kötü, stratejisi olmayan bir iş çıkmış ortaya.
Öncelikle ölmenin zıttı yaşamak, gülmenin zıttı da ağlamaktır. Ya ‘kaliteli yapı ağlatmaz, güldürür’ ya da ‘kaliteli yapı öldürmez, yaşatır’ diyeceksin. Her iki tercihten de vazgeçip ikisinin karışımını söylemek ise anlamsız ve amaca uymayan bir söylem. Zaten benim söylediklerim de amaca uymuyor. Sadece yapılan anlatım bozukluğunu vurgulamak için belirttim. Keza ölmek fiilini kullanmak başlı başına yanlış.
Sosyal sorumluluk çok hassas bir konudur. İnsanları korkutarak bilinçlendirmeye çalışmayı ve üstelik bunu başarmak için de reklâma başvurmayı gereksiz ve boşuna yapılmış bir yatırım olarak görüyorum. Üstelik çok kötü bir tasarımla. Strateji yok, vaat yok.
Deprem öldürmez, dayanıksız bina öldürür.
Deprem öldürmez, çürük bina öldürür.
Deprem öldürmez, insan öldürür.
Bu söylemleri Marmara depreminden sonra sıkça duymaya başlamıştık. Selçuklu Belediyesi billboardlarında yer verdiği inşaat firmalarıyla birlikte yukarıdaki metinleri biraz revize ederek bir şeyler söylemiş. Amaç; insanları kaliteli ve sağlam yapılar inşa etmeleri konusunda bilinçlendirmek. Ya da kaliteli yapıları bizler yaparız, bize gelin biz yapalım. Kaliteli olsun; ölmeyin, gülün. Mesaj bu. Ne o inşaat firmaları için rekabetçi ne de hedef kitle için ikna edici. Sosyal sorumluluk kokan bir iş. Ancak gelin görün ki bu güzel amaca uymayan çok kötü, stratejisi olmayan bir iş çıkmış ortaya.
Öncelikle ölmenin zıttı yaşamak, gülmenin zıttı da ağlamaktır. Ya ‘kaliteli yapı ağlatmaz, güldürür’ ya da ‘kaliteli yapı öldürmez, yaşatır’ diyeceksin. Her iki tercihten de vazgeçip ikisinin karışımını söylemek ise anlamsız ve amaca uymayan bir söylem. Zaten benim söylediklerim de amaca uymuyor. Sadece yapılan anlatım bozukluğunu vurgulamak için belirttim. Keza ölmek fiilini kullanmak başlı başına yanlış.
Sosyal sorumluluk çok hassas bir konudur. İnsanları korkutarak bilinçlendirmeye çalışmayı ve üstelik bunu başarmak için de reklâma başvurmayı gereksiz ve boşuna yapılmış bir yatırım olarak görüyorum. Üstelik çok kötü bir tasarımla. Strateji yok, vaat yok.
O billboardda ilgili inşaat firmaları ve Selçuklu Belediyesi’nin ortaklaşa hazırladıkları bir seminer ya da konferansın ilanının olmasını beklerdim. Falan tarihte filan yerde. Ve bu kampanyanın diğer mecralarla ve de PR ile desteklenerek amacına ulaşması için gayret sarf edilmeliydi. Böyle diyorum çünkü, bilinçlendirmek entegre iletişim gerektiren bir çabadır. Tek başına reklâm bu bilinci oluşturamaz. O sadece bir araçtır. Açıkhava reklâmında sadece bir tamlama, bilemedin bir cümle yani kısacık bir şey söyleyebilirsin. İlgililere duyurulur…
Pazar, Ağustos 27, 2006
Kardelen Ne Diyor? Anlayan var mı?
Konya sıcak bir memleket. Bu reklâm başka şehirlerde de yayınlanmış mıdır bilmiyorum. Ancak yayınlandıysa oraların da sıcak olduğu kesin. Malum, yaz ayındayız. Dolayısıyla insanlar suya daha fazla ihtiyaç duyuyor. Ve kardelen. Tam vaktinde ve zamanında hedef kitlesine bir şeyler söylüyor. Buraya kadar her şey yolunda. Ancak ‘Bir şeyler’ söylüyor. Tek bir şey, tek bir 'vaat' değil. İşte burada vah o güzelim paracıklara diyor insan…Tam sıcaklar artmışken Kardelen çıkıyor sahneye: Metni ya da vaadi; ‘SU İÇSEM YARIYOR.’ ilk reklamının. Onlarca rakibe karşı söyleyebildiği sadece suyun 'yaradığı'; sağlıklı olduğu (!) Hadi ya! Su kime yaramaz ki. Hani nerede rekabetçi mesaj? Yok. Üstelik Amerikanvari bir aile tiplemesini tasarıma konu ederek söylüyor suyun sağlıklı olduğunu. Kimi temsil ediyor ki o aile. Enterasan doğrusu. Neyse dahası var:
Hemen ardından bir kez daha çıkıyor sahneye Kardelen. Bu sefer de diyor ki; ‘SUSUZLUK ANINDA CAMI KIRINIZ.’ Koca megalightta söylediği bu. Hem de bir damacana ve bir çekiç görseliyle destekleyerek. Şimdi ben bir hedef kitle olarak o mesajdan ne anlamalıyım? Çekiçle damacanayı mı kırmalıyım yoksa megaligtı mı? Üstelik damacana plastik, megaligtta da kırılabilecek tek yer megaligtın camı. Megaligtın camını kırarsam su fışkırmaz, yok damacanayı kırsam tekrar damacana almak zorunda kalacağım. Üstelik damacanayı neden kırayım. Alırım bir pompa içerim suyumu. Hiçbir stratejisi olmayan espiri olsun diye yapılmış bir reklâm. İçler acısı. Durun daha bitmedi:
Ara sıra da tramvay giydirmesiyle görünüyor ortalıkta. Yanlış hatırlamıyorsam orada da diyorki; ‘SAĞLIKLI BİR YAŞAM İÇİN. KARDELEN’ ne oldu şimdi? Bir ay boyunca söylediği üç ‘şey’. Mesaj ne, nereye konumlanmak istiyor? Sağlıklı bir su olarak mı yoksa 'çekiçle' mi? Ne dediği belli değil. Ne strateji var ne vaad.
Oysa o kadar reklâm harcamasına gideceğine bir gerilla pazarlamayla daha etkili olabilirdi Kardelen. Nasıl mı? Aynen şöyle: ‘Susuzluk Anında Camı Kırınız’ ve ‘Su İçsem Yarıyor’ diyeceğine bir vaatte bulunacak ve bedava su dağıtacaktı Kardelen. Amme hizmeti yapacaktı bir nevi. Ama nasıl? Sadece, 'vaadi olan’ bir megaligt ve bu megaligtın dibinde damacanasından suyunu ve diğer reklâm materyallerini dağıtan elemanlarıyla. Düşünün: Şehrin en merkezi yerlerinde satın aldığı megaligtların dibinde soğuk su dağıtacak. Sıcağın altında beyni kaynayan vatandaşa ilaç gibi gelecek su. Ve eğer isterlerse hemen oracıkta abone olacaklar damacana suya. Mükemmel bir gerilla pazarlama olurdu. Çekiçli megaligtı gördüğümde hemen beynimde şimşekler çakmıştı… Kardelen’in karları eriyor ama farkında değil.
Cumartesi, Ağustos 26, 2006
Doğru Stratejiyle Nasıl Çuvallanılır? / GAZNET Örneği.

Havamızı zehirden kurtaralım.
Konya için doğal gaza geçme vakti.
Strateji doğru ancak uygulama yanlış.
Kömürün havamızı kirlettiği doğrudur. Hava kirliliğinden kurtulmak için de artık doğalgaza geçmek lazım. Ne söyleneceği böyle belirlenmiş. Ancak nasıl söyleneceği konusunda büyük ölçüde çuvallamışlar. Yok, karar değiştirdim: tamamen çuvallamışlar. Çünkü öyle bir görsel var ki akşam yatarken uykumu kaçırdı desem yalan olmaz.
Reklâmlarda çocuk kullanmak bazen çok işe yarıyor. Türkcell’in % 75 indirim ilanında kullandığı gibi sevimli mi sevimli çocuklar. Ancak bazen de yaratıcılık uğruna burada olduğu gibi insanın çocuk olsa dahi bakası gelmiyor reklâm panosuna. Mesajı çok net, açık seçik, yaratıcı bir şekilde vermek amacıyla hazırlanmış ve gelebilecek her tepkiyi de göze almış bir reklâm. Tahmin ediyorum ki, reklamveren tarafında büyük tartışmalara neden olmuştur bu çalışma. Çocuk ilgi çekiyor, tasarım sade. Ancak o yukarıdan aşağıya inen el hayalet gibi. Çok negatif, çok itici, tam bir kâbus. Strateji doğru ama uygulama yanlış. Doğal gazın doğallığını, korkutarak söylemek abone kazandırmaz Gaznet'e. Aksine doğal gazın da Gaznet'in de negatif algılanmasına yol açar. Bizden söylemesi.
Konya için doğal gaza geçme vakti.
Strateji doğru ancak uygulama yanlış.
Kömürün havamızı kirlettiği doğrudur. Hava kirliliğinden kurtulmak için de artık doğalgaza geçmek lazım. Ne söyleneceği böyle belirlenmiş. Ancak nasıl söyleneceği konusunda büyük ölçüde çuvallamışlar. Yok, karar değiştirdim: tamamen çuvallamışlar. Çünkü öyle bir görsel var ki akşam yatarken uykumu kaçırdı desem yalan olmaz.
Reklâmlarda çocuk kullanmak bazen çok işe yarıyor. Türkcell’in % 75 indirim ilanında kullandığı gibi sevimli mi sevimli çocuklar. Ancak bazen de yaratıcılık uğruna burada olduğu gibi insanın çocuk olsa dahi bakası gelmiyor reklâm panosuna. Mesajı çok net, açık seçik, yaratıcı bir şekilde vermek amacıyla hazırlanmış ve gelebilecek her tepkiyi de göze almış bir reklâm. Tahmin ediyorum ki, reklamveren tarafında büyük tartışmalara neden olmuştur bu çalışma. Çocuk ilgi çekiyor, tasarım sade. Ancak o yukarıdan aşağıya inen el hayalet gibi. Çok negatif, çok itici, tam bir kâbus. Strateji doğru ama uygulama yanlış. Doğal gazın doğallığını, korkutarak söylemek abone kazandırmaz Gaznet'e. Aksine doğal gazın da Gaznet'in de negatif algılanmasına yol açar. Bizden söylemesi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


































